Çarpıcı bir sinema deneyimi: Nickel Boys

Deneysel
Nickel Boys-(2024)
Yönetmen: RaMell Ross.
Oyuncular: Ethan Harisse, Aunjanue Ellis-Taylor, Brandon Wilson.

 

“Nickel Boys” 2025 Oscar ödüllerinde En İyi Film ve Uyarlama Senaryo dallarında adaylıklar aldı. Siyahi yönetmen RaMell Ross, Colson Whitehead’in 2019’da Pulitzer ödülü kazanmış romanını farklı bir sinema diliyle sunuyor. Öyküyü ana karakterin bakış açısıyla izliyoruz. Onun bakış açısına eklenen arşiv görüntüler, albüm resimleri, hızlı pan çekimleri, röntgen kayıtları gibi bir görsel kolaj titizlikle yapılmış ses tasarımıyla birleşince çok farklı bir sinema deneyimi ortaya çıkıyor. Çok yerde öykünün kahramanı Elwood’u bir yansıma olarak görüyoruz. Ya bir ütü gövdesinin metal yüzeyinde veya yol kenarı dükkanın vitrin camında…

Bir noktadan sonra böyle bir deneyime hazır olmayan seyirci zorlanabilir. Irkçılık üzerine üzücü, yaşanan adaletsizlik karşısında isyan ettirici bir öykü var karşımızda  Adaletin uygulanmadığı, işkencenin ıslah yöntemi olduğu, birisini ortadan kaybolmasının sıradanlaştığı, sorgulanmadığı bir yerdir olayların geçtiği ıslah evi…  

 

Yönetmenin filme biçimsel yaklaşımı seyirciyi yaşananlara ortak ediyor. Aynı hissiyatı, çaresizliği  bir ajitasyona başvurmadan yaşatıyor.

 

Hikayenin merkezindeki karakter Elwood (Ethan Harisse) 60’lı yıllarda Tallahassee Florida’da yaşayan siyahi bir gençtir. Sevgi dolu anneannesi Hattie (Aunjanue Ellis-Taylor) tarafından büyütülmüştür. Akademik mükemmelliğe doğru ilerlemekte olduğu hocaları tarafından fark edilir. Sınıf öğretmenin desteğiyle daha lisedeyken komşu kentin üniversite ders programına kabul edilir. Hem de tam burslu olarak… Üniversiteden dönerken yolda güzel bir araba kendisini alır. Direksiyondaki şık zenci adam arabasının güzelliğinden bahseder, New York’a sevgilisine gittiğini söyler, müziği açar, neşelenir. Çok geçmeden polis arabası sirenleri durdurur arabayı, gerçek ortaya çıkar: araba çalıntıdır. Elwood suçsuzluğuna kimseyi inandıramaz. Polis genç adamı doğruca devlet ıslahevi Nickel Akademi’ye gönderir. Burada yaşananlar insanlık ayıbıdır… Irkçı gardiyanların elinde onca işkence, acımasızlık hayatını karartır. Tek dayanağı burada arkadaş olduğu Turner (Brandon Wilson) adlı çocuktur.

 

Kurgu ve anlatımın bir romanın içeriğini perdede ne kadar değiştirebileceğinin son örneği “Nickel Boys”. Elwood’un yaşadıklarını onun gözünden izliyoruz, polis desteğinde yaşlı bir adamın bastonunla karnına dürtüklemesi, iğrenerek attığı bakış, hepsi çok ama çok  yakınızda cereyan ediyor…

Hepsinde Elwood başını önüne eğip ayakkabılarına bakıyor ve bakıyoruz… Gerçekte var olan Desmond Islahevi’nde olanları Nickel’de izleriz.

 

Hikayenin en olumlu, cana yakın karakteri anneanne Hattie çok duygusal anlara götürüyor. Etkileyici bir sinema dili, başta zorlayıcı olsa da kavradıktan sonra izleyeni bırakmıyor. Her şey saat gibi işlese de final bölümündeki sürprizi açıklamakta yetersiz kalması filmin tek zaafı. Buradaki sorun bence küçük bir eklemeyle aşılabilirdi.  

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *