Shopping cart

Subtotal 0,00

View cartCheckout

Dergiler moda, yaşam tarzı, sağlık, politika, iş dünyası, eğlence, spor, bilim gibi geniş bir konu yelpazesini kapsar.

Kült Filmler

Kalıplara sığmayan bir western

Email :81
Ölü Adam-Dead Man (1995)

Yönetmen: Jim Jarmusch

Oyuncular: Johnny Deep, Gary Farmer, Iggy Pop, Gabriel Byrne, Robert Mitchum.

 

Amerikan bağımsız sinemasının kurucularından, Jim Jarmusch’un yazıp, yönettiği 1995 tarihli “Dead Man-Ölü Adam”, Jarmusch’un kişisel sinema dilini olgunlaştırdığı yıllardan gelen, değeri zamanla artan bir film. Türler arası uçuşlarını, kültürel birikimleriyle ördüğü, kimseye hesap vermeden çektiği bağımsız filmleri arasına, 1995 Cannes’da ilk gösterimiyle girdi “Ölü Adam”. Altıncı filmidir, ilk gösterimi sonrası eleştirmenlerin tanımlamaları; “tuhaf”’dan “mistik, şiirsel western”’e kadar uzanır. Benim gözümeyse ‘kafkaesk’ bir kovboy filmi olarak görünür. Kafka dünyasına yakıştırdığım gizemi, ölüm duygusunu ve kimlik değişimini western kalıbına uydurmaya çalışan, kabına, standartlara sığmayan bir filmdir.

Klasik western normlarında bir tren yolculuğu ile açılır film. Adını sonradan William Blake (Johnny Deep) olduğunu öğreneceğimiz beyaz yüzlü, “ben burada ne arıyorum” bakışlı çevresiyle uyuşmayan genç bir adam seyahat etmektedir. Uzun yolculuk sırasında tren vagonu sanki Vahşi Batı’nın bir özeti gibidir. Melon şapkalı memurlar, kovboylar, elleri tüfekli Buffalo avcıları, başı bağlı kadınlar Western türünün tanıdık simaları olarak trene inerler, binerler. Pencereden görülen doğa örtüsü sürekli değişir durur. İngiliz şiirinin romantik dönemine damga vurmuş şairle aynı adı taşıyan Blake muhasebecidir. Kendisinin böyle bir şairin varlığından haberi bile yoktur. Dickinson Maden Şirketinde işe başlamak üzere Metal Kasabasına doğru yola düşmüştür. Vardığında, işe başkasının alındığını öğrenir. Üstüne üstlük çalışanlardan ve patron Dickinson’dan (Robert Mitchum) kötü muamele görür, aşağılanır. Ne yapacağını bilemez bir şekilde dolaşırken kasabanın dilberi Thel Russel ile tanışması hayatını kökten değiştirir. Meşru müdafaa yaparken birisini öldürür. O artık bir kanunsuza dönüşmüştür. Yeni bir hayatın içinde, Vahşi Batı’nın kirlenmiş bir suretidir. Başına ödül konulur, peşine ödül avcıları düşer.

Öykünün önemli karakteri Kızılderili Bay Hiçkimse (Gary Farmer) “absürdite, işte budur”  dedirtecek bir şekilde çıkıyor. William Blake şiirleriyle büyümüş, onun şiirlerinden mısralar okuyan bir Kızılderili düşünün. Jarmusch bu mısraları, kızılderi kültürünün veciz sözleri gibi kullanmış. Bay Hiçkimse bir rehber, bir yaşam koçu gibi Blake’e, yolculuğunda eşlik ediyor.

Neil Young imzalı tekrarlanan doğaçlama gitar rifleri filmin duygusal tepkilerini izler. Filmde bir ritm duygusu yaratır. Neil Young ve Jarmush arasındaki işbirliği bu filmle sınırlı kalmadı. 1976’da Neil Young ve grubu Crazy Horse üzerine bir konser belgeseli yaptı.

Japon Sineması’nın çok kullandığı perdeyi karartan geçişleri kullanmış Jarmusch. Filmin ritmini arttıran bir seçim olmuş. Siyah, beyaz, gri renk paletinin hakim olduğu görüntüler ise 40’lı yılların filmlerini hatırlatıyor.

Oyunculuklarda Deep kendisine çok yakışan muğlak, arada kalmış kimlik yorumunu Blake karakterine çok güzel uydurmuş. Gary Farmer, Kızılderili Hiçkimse’de çok başarılı. Arada kısa rollerde gözüken Robert Mitchum, Iggy Pop, Billy Bob Thornton, Gabriel Byrn gibi oyuncular öyküyü süslüyorlar.  

Jarmusch sinema türlerini sevdiği edebiyat ve müzik ile harmanlamayı bunlardan farklı tatlar çıkarmasını bilen bir yönetmendir. Amerikan tarihi, şiddet, şiir, yer duygusu, maneviyat, yasadışı durumlar üzerine absürd öğelerle donattığı bir Western “Ölü Adam”.

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Benzer gönderiler