Shopping cart

Subtotal 0,00

View cartCheckout

Dergiler moda, yaşam tarzı, sağlık, politika, iş dünyası, eğlence, spor, bilim gibi geniş bir konu yelpazesini kapsar.

Oscar Ödüllü Filmler

Alt sınıfın kokusu

Email :62

Parazit-(2019)

Yönetmen ve senaryo : Bong Joon-ho

Oyuncular:  Kank-ho Song, Yeo jeong Jo, So-dam Park, Wook-sik Choi.

 

“Parazit” 92. Oscar ödüllerinde tarih yazdı. En İyi Yabancı Dilde ve En İyi Film ödüllerini kazanırken yanına En İyi Senaryo ve Yönetmen ödüllerini de ekledi. İlk gösterildiği Cannes’da Altın Palmiye kazanan ilk Güney Kore filmi olurken, dikkatleri üzerine çekmişti. Bu kadar da ileri gideceğini kimse tahmin edemezdi.

Ülkedeki sosyo/ekonomik sınıf farkını anlatan öyküsünde yönetmen Bong Joon-ho, hem senaryoda hem de yarattığı sinema dilinde genç yaşını aşan bir ustalık gösterisi sunuyor. Gerçeği ve gerçek üstünü dikiş yerleri olmayan bir kurgu içinde sunuyor.   

62 yıl öncesi açlıkla boğuşan Güney Kore’nin, bugün dünyanın 11. büyük ekonomisi haline dönüşmesinin alt üst sınıf farkını kapatamadığı gerçeği, genç kuşak Koreli yönetmenlerin ilgisini çeken bir konu. “Parazit” öncesi Joon Ho’da “Snowpiercer”’da buzul çağında duraksız giden bir trenin yolcuları üzerinden anlattığı hikayesinde, sınıf farkının fantastik kalıplar içinde nerelere varabileceğini anlatmıştı.

Film açılışında seyirciyi, önce kenar mahallede bir bodrum katında yaşayan Kim Ki-taek’lerin aile ortamına davet ediyor. Kaldırım seviyesindeki pencereleri dış dünyaya açılan tek görüş alanlarıdır. Ailenin kabına sığmayan yirmili yaşlardaki iki çocuğu, oğul Kim ki-woo ve kız Kim Ki-jung, fakir yaşamdan kısa yoldan kurtulma yolları aramaktadır. Günümüz yaşantısına uyum sağlamış düşünce tarzları, girişkenlikleri en büyük artılarıdır. Üniversitede öğrenci bir arkadaşının tavsiyesiyle oğul Ki-woo, teknolojik pazarın yükselen zenginlerinden Park ailesinin yanında, ailenin biricik kızlarına İngilizce öğretmeni rolü oynayarak, iş bulur.  Her köşesinden modern bir zenginliğin aktığı ev, genç adamın aklını başından almakla birlikte bunu bir şekilde sömürme düşüncelerini de yeşertir. Kendi ailesini yavaş yavaş Park’ların evine, farklı işlerde yerleştirme planları yapmaya başlar. İşe kız kardeşinden başlar ve başarıya da ulaşır.

Sınıf farkının simgesel göstergesini “koku” olarak simgeliyor Joon-ho anlatısında. Park ailesinin yanına farklı kimlikler ve işlerde kapağı atan Kim Ki ailesinin fertlerinin üzerlerine sinmiş rutubetli bodrum kokusu, ortak kimlikleri gibidir. Park ailesinin bireyleri bu kokunun rahatsız ediciliğinden, aralarındaki sohbetlerinde bahseder. Hatta ailenin en küçük ferdi olan oğlan çocuğu kokuyu ilk fark edendir. İkinci önemli sembol ise su olarak çıkıyor karşımıza. Final bölümündeki su baskını tüm gerçeklerin ortaya çıktığı bir arınmanın göndermesidir. Bu sahnelerdeki görsellik, atmosfer tek kelimeyle muhteşem.

Güney Kore sinemasının alametifarikası bol kanlı, şiddet sahneleri finale doğru kendini göstermeye başlıyor. “Asya Aşırılığı” (Asian Extreme) olarak tanımlanan bu şiddet patlamalarını sosyologlar  istismar duygusundan çok, post koloniyal dönemin sınıfsal intikamı olarak anlamlandırıyor. Ezilen sınıfın içinde biriken öfke patlamaları her seferinde, ani ve aşırı şiddetle ortaya çıkıyor. Kim ailesi, batı kültürüne ait her şeye hayranlıkla bakan, taklit eden, konuşma aralarına İngilizce cümleler sıkıştıran Park ailesini bir ‘parazit’ gibi yavaş yavaş sömürmeye başlar. Alt sınıfın hayattan içinden gelen kurnazlığı, yaşamda tutunma mücadelesi üst sınıfta yaşayanlara oranla çok daha güçlü. Hiçbir planın mükemmel olmadığı dünyada, Kim’ler için de terslikler, kendileriyle aynı pastayı paylaşmak isteyen, kendileri gibi bir çiftin ortaya çıkmasıyla başlar.

Filmin en etkileyici yönü sosyal bir problem üzerinden farklı türleri çarpıştırmasında yatıyor. İtalyan Yeni Gerçekçiliği veya Fransız Yeni Dalga sinemasının kodlarını, Hollywood’vari şiddet ve gerilim öğeleriyle buluşturuyor. Güney Kore Sineması’nin bu paraziter yapıdan beslenmesi zaman zaman eleştiri konusu olsa da, Joon-ho bu harmanın mükemmel bir teknisyeni olarak takdir görüyor. Gerçekçi anlatım ve gerçeğin üst sınırını zorlayan sürprizler seyirciyi koltuğa mıhlıyor. Unutulmaz sekanslar kalıyor zihinde. 

Mizahın ortasından ani dönüşlerle gerilimin içine yolculuk eden bu müstesna bir film. “Onlar zengin oldukları için mi iyiler yoksa iyi oldukları için mi zenginler?” sorusuna yanıtı kendi bakış açınızdan verin. Bu sorunun filmde bir yanıtı var. Katılır mısınız, bilemem?

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Benzer gönderiler