Email :67
2020 Yılının En İyileri
Pandemi nedeniyle 2020 tüm sanat dalları için kabus gibi bir yıl olmuştu. Hele sinema salonlarının Mart gibi kapanıp, yaz aylarında kısa bir süre açık kalmasından sonra dijital platformları, online festival bağlantılarıyla yetinmek zorunda kaldık.
İstanbul Film Festivali, İKSV, BLU TV, Mubi gibi platformlarda kaliteli yapımları izlemeye çalıştık. Sonunda birkaç istisna dışında ilk kez küçük ekranlarda izlediklerimle bir yılın değerlendirmesini yapmak zor oldu
1.Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum-I’m Thinking of Endings Things-2020
Yönetmen: Charlie Kaufman.
Oyuncular : Jesse Plemons, Jessie Bucley, David Thewlis, Toni Colette.
Öykü dram, gerilim, kara komedi hatta müzikal arasında gelip giden bir film. Karmaşık öykülerin uzmanı sayılan Charles Stuart Kaufman : ‘John Malkowich Olmak’(1999), ‘Adaptation’ (2002), ‘Sil Baştan’ (2002) gibi filmlerin senaristi olarak tanındı. Bu kez Ian Reid’in 2016 tarihli, içsel bir monolog gibi yazılmış romanından uyarladığı öykü, seyirciyi David Lynch’vari gidişli/dönüşlü bir yolculuğa götürüyor. Yolculuklar sırasında, iki kişi arasındaki sohbetler hayat, şiir, sanat, zaman kavramı üzerine yoğunlaşıyor. Seyircinin katılımını şart koşan, tüm Netflix filmlerinin en iyilerinden.
2.Da 5 Blood-Netflix-2020
Yönetmen : Spike Lee.
Oyuncular : Delroy Lindo, Jonathan Majors, Clarke Peters, Norm Lewis, Mélanie Thierry.
Spike Lee sinemanın en aktivist yönetmenlerinden birisidir. Adı, siyah haklarının savunuculuğuyla, ırkçılık karşıtlığıyla, Trump tipi faşizan görüşlü politikacılara karşı duyduğu öfke ile özdeşleşmiştir. Yetmişli yıllarda Amerika’da yaşayan zenci oranı beyaz nüfusa karşı %13 iken, Vietnam’a gönderilen siyah tenli asker oranınin % 32 olması, üstelik gönderilenlerin de ön saflarda savaşa sürülmesi Spike Lee’nin bu filmi yapmaktaki temel dürtülerinden birisi olmuş. Lee hikayesinde çok inandırıcı olmak istemiyor, abartıyor, B-Sınıf aksiyon sularında geziniyor. Vurgulamak istediği ana tema, her zamanki gibi, politik doğruculuk, siyahi ayrımcılık oluyor. Amerika’nın başka bir ülke topraklarına girerken yaptığı zorbalığın hesabını soruyor, savaşın yaralarının asla kapanmayacağının üzerine gidiyor. (Netflix)
3.Sistembozan
Systemsprenger-MUBİ-(2019)
Yönetmen : Nora Fingscheidt.
Oyuncular : Helena Zengel,Gabriela Maria Schneide, Albrecht Schuch
Bazı filmler yaşamdan bir parçayı anlatırken, seyirciyi içine alır, kapıları kapatır birlikte bir yolculuğa çıkartır. ‘Oyunbozan’ böyle bir film, 9 yaşındaki kız çocuğu Benni’nin hikayesinde seyirciyi bırakmıyor, bırakmadığı gibi rahatlatmıyor, sorunun bir parçasına dönüştürüyor. Sistemin içine alamadığı, nasıl alacağını bilemediği küçük bir çocuk üzerinden toplum dışına itilen bireylerin dramını gerçekçi bir dille yansıtıyor. Alman kadın yönetmen Nora Fingsheidt ilk uzun metrajında belgeselci yaklaşımıyla insanı silkeleyen bir filme imza atmış. (Bein TV)
4.Mank_Netflix-(2020)
Yönetmen : David Fincher
Oyuncular : Gary Oldman, Amanda Seyfried, Charles Dance, Lilly Collins, Arliss Howard, Tuppence Middletown.
Mank’, ‘Yurttaş Kane’’in senaryo yazım aşamasını anlatırken, dönemin sosyal ve politik yaşamına ışık tutan bir film olmuş. Sanki tozlu raftan indirilip restore edilmiş bir film izliyormuş duygusu veriyor. Yönetmen David Fincher’in Hollywood ve politika arasındaki yakın ilişkinin esas işlemek istediği mesele olduğu yavaş yavaş öne çıkıyor. Hollywood sinemasının kitleler üzerindeki propaganda gücünü, çıkarlar doğrultusunda nasıl istismar edildiğini gözler önüne seriyor. Gary Oldman bir kez daha Oscar’lık bir oyunculukla Mank karakterine hayat veriyor. (Netflix)
5.The Sound of Metal-Prime-(2020)
Yönetmen : Darius Marder
Oyuncular : Ahmed Riz, Olivia Cook, Paul Raci.
Sade bir öyküden, insan ruhunun labirentlerinde dolaşan bir film ortaya çıkmış. Darius Mader anlatımında aniden işitme kaybı yaşayan bir müzisyeni anlatıyor. Ruben’in sağırlığa gösterdiği tepkileri, çırpınışları, kabullenmemesini Ahmed Riz’in mükemmel oyunculuğuyla yansıtıyor, hissettiriyor. İnsanın yaşadığı ani değişikliklere adapte olmasının zorluklarını müzik ve yaşam tutkusu üzerinden yaklaşıyor. (Amazon Prime)
6.The Vast of Night-Gecenin Sonsuzluğu-(2019)-Prime
Yönetmen: Andrew Patterson
Oyuncular: Sierra McCormick, Jake Horowitz, Gail Cronauer.
Bağımsız ve ucuz bir bütçeyle etkileyici bir film yapmanın ders niteliğinde bir örneği. 50’li yıllarda uzaydan gelen seslerin peşine düşen iki liseli gencin heyecanlı bir gecesini anlatan film, sinema adına yeni bir şey getirmiyor, fakat bugüne değin fantastik film adına yapılmış olanları güzelce toparlıyor, övgüye değer.
7.Never Rarely Sometimes Always-Asla Nadiren Bazen Her Zaman-(2020)-Prime
Yönetmen: Eliza Hittman.
Oyuncular: Sidney Flanigan, Talia Ryder, Theodore Pellerin.
Sessiz, sakin bağımsız bir gençlik hikayesi. 30’dan fazla festival dolaştı, takdir ve ödül topladı. Genç oyuncu Sidney Flanigan’ın oynadığı, 17 yaşında kürtaj yaptırmak için çabalayan bir genç kızın hikayesini anlatıyor. Kendi bedeni ve geleceği üzerinde karar vermenin, kendi dışındaki paradigmalara ne kadar sıkı sıkıya bağlı olduğunun farkındalığını yaşayan sessiz bir isyan filmi.
8.The Devil All The Time-Şeytan Her Zaman-(2020)-Netflix
Yönetmen : Antonio Campos
Oyuncular : Tom Holland, Robert Pattison, Haley Bennett.
Antonio Campos’un birinci sınıf bir oyuncu kadrosuyla çevirdiği Türkçeye çevirisiyle “Tüm Zamanların Şeytanı” gerilim, bağnazlık, cinayet ve dram öğelerini harmanlayan, farklı zamanlar içinde dolaşan bir Orta Amerika kabusu çiziyor. Kötülükle donanmış karakterlerin eylemleri yer yer kan donduruyor.
9. Kahramanca Kaybedenler/La Odisea de Los Giles-(2020)-TOD
Yönetmen: Sebastian Borenzstein.
Oyuncular : Ricardo Darin, Luis Brandoni, Veronica Llinas, Daniel Araoz.
Arjantin’in politik ve ekonomik durumu bizim memlekete çok benzer. Darbeler, kırılgan ekonomi ve sonuçta halkın sırtına yüklenen borçlandırma. 2001’de Arjantin’de yaşanan ekonomik kriz mağdurlarının kendilerine kumpas kuranlara karşı planladıkları intikam öyküsünü analtıyor. Eduardo Saccherdi’nin romanından uyarlanmış olan öykü durumdan ders çıkarmasını bilenlere ilaç gibi gelecek bir Robin Hood öyküsü. Yönetmen Sebastian Borenzstein kasabanın karakterlerinden yarattığı doğal ve samimi kahramanlar topluluğu, seyircinin kalbini fethediyor. Onların sevinçlerini, hayal kırıklıklarını, öfkelerini içten hissettiren anlatım, filmin en büyük artısı. EvdeKal günlerinde muhteşem bir kendini iyi hisset filmi oldu.
10.Vivarium-(2020)-TOD
Yönetmen : Lorcan Finnegan
Oyuncular : Imogen Poots, Jesse Eisenberg, Eanna Hardwicke.
“Vivarium” bir ev, bir araba üzerinden mutlu bir aile portresi beklentisi içindeki orta sınıf insanlara müthiş göndermelerle bezeli. Black Mirror veya öncüsü Twilight Zone tarzı fantastik bir anlatımla gerilim ve korku öğelerini harmanlıyan bir film. İrlandalı genç yönetmen Lorcan Finnegan ilk uzun metrajında son derece başarılı anlatımında öykünün bir sonraki adımında olabilecekler konusunda fazla bir ipucu vermeden yoluna devam ediyor.
11.Boyalı Kuş-The Painted Bird-(2019)-TOD
Yönetmen ve senaryo : Vaclav Marhoul.
Oyuncular: Petr Kohler, Udo Kier, Harvey Keitel, Julian Sand, Barry Pepper, Peter Skarsgard.
İlk kez lise yıllarında okumuştum Jerzy Kosinski’nin aynı adlı romanını. Romandan zihnime işlenmiş sinematografik sahneleri, şiddet dolu resimleri zihnimden silememiştim. Filmdeki çoğu sekans zihnimdeki eski resimlerle eşleşti. İnsanoğlunun kılıfı içinde gizlenmiş şiddet ve sadizm tüm çıplaklığıyla karşınıza geliyor. Filmin siyah beyaz kareleri unutulacak gibi olmayan bir sinema deneyimi oluyor.
12.Yabancı/Exil-(2020)-MUBİ
Yönetmen: Visar Morina
Oyuncular : Micel Matisevic, Sandra Hüller, Rainer Bock.
Uzun yıllar yaşadığın, vatandaşı olduğun, çalıştığın, ürettiğin, çoluk çocuk sahibi olduğun ülkede, yabancı kökeninden dolayı, çok su üstüne çıkmayan bir dışlanma yaşar mısın ? İlk uzun metrajı ‘Yabancı’’da yönetmen Visar Morina, Kosova doğumlu Alman vatandaşı Cafer’in dünyasına giriyor. Morina’nın kendisi de Kosova doğumlu ve Almanya’da yaşayan bir sinema insanı. Mühendis olarak çalıştığı kimya firmasında, işini baltalamaya çalışan, kendisini dışlayan mesai arkadaşları olduğu düşüncesi Cafer’in her geçen gün ruhunu daha fazla ele geçirmeye başlar.
13. Sonsuzluk Üzerine-Endlesness-(2019)
Yönetmen ve senarist : Roy Andersson
Oyuncular: Bengt Bergius, Anja Broms, Maria Burman.
İsveçli yönetmen Roy Andersson’ın sinema dili çok farklıdır. Bir başka yönetmenle mukayese edilemeyecek bir özgünlüğü vardır. Filmlerindeki anlam bütünlüğünü, kısa skeçler tarzı, teatral bir dille insan hallerini anlattığı sekansları, kafamızda birleştirdiğimizde yakalayabiliriz. Emsali olmayan görselliği şaşırtıcıdır.
Minimal mekanlar ve çevre tasarımı içinde, bembeyaz yüzlü, Zombileri andıran, hareketleri durağan insanların yaşadığı bir dünyayı anlatır. Beyaz yüzleri evrensel bulduğu ve ona bakan herkesi temsil ettiğini düşündüğü için kullandığını söyler. Kuzeyli insan ve yaşamdan yola çıkarak tüm insanlığı içine alan bir çerçeve çiziyor Andersson filmlerinde. Ne kadar canlı organizmalar olsak da, içimizdeki soğukluğu kadrajlarına yansıtmayı bu denli başaran bu yönetmenle mutlaka tanışın. (Bein TV)
14.Lara-(2020)-TOD
Yönetmen: Jan Ole Gerster.
Oyuncular: Corinna Harfouch, Tom Schilling, Rainer Bock, Gudrun Ritter.
Genç Alman yönetmen Jan Ole Gerster’in ikinci uzun metrajı. Lara kimliğinde yetişkin bir hayatın yalnızlığına odaklanıyor. 60. yaş gününde Lara’nın 24 saatine tanık oluyoruz. Lara çevresindeki insanlarla, yakınlarıyla iyi ilişkiler kurma konusunda başarısızdır. Gerster hedeflerini gerçekleştirememiş, risk alamamış bir insanın içsel hesaplaşmasını mükemmel bir sinema diliyle anlatıyor. Onun yalnızlığını, saplantılarını, içsel gerilimini, biriken öfkesini an ben an hissettiriyor. Lara karakterine hayat veren Corinna Harfouch’un olağanüstü oyunculuğu, her şeyi o kadar güzel anlatıyor ki…
15.Rose Adasının İnanılmaz Hikayesi-Netflix-(2020)
Yönetmen: Sydney Sibillia.
Oyuncular: Elio Germeno, Matilda De Angelis, Leonardo Lidi.
“Rose Adası’nın İnanılmaz Hikayesi” gerçekten inanılması zor bir hikaye anlatıyor. Tarafsız sularda ada şeklinde bir platform kuran hayalperest bir adamın hikayesi politik bir krize dönüşüyor. Kısa zaman içinde sistemin ve politikacıların bir numaralı hedefi haline gelen bu barışçıl girişim, baştakilerin gerginliği tırmandırmasıyla dönüşü olmayan bir noktaya kadar geliyor. Çok sevdiğim İngiliz filmi, yine gerçek bir olaydan yola çıkan “The Boat That Rocked-Rock’n Roll Teknesi” filminin karşı kültür duruşunu tekrarlayan yanıyla gönülleri fetheden bir film. (Netflix)
16.Tenet-(2020)- Prime
Yönetmen: Christopher Nolan.
Oyuncular: John David Washington, Robert Pattinson, Elisabeth Debicki, Kenneth Branagh
‘Memento’, ‘Inception’, ‘Interstellar’ filmlerini izleyenler Nolan’ın zaman kavramıyla oynamayı, onu eğip bükmeyi, sevdiğini bilir. Bu kez zamana daha farklı açıdan bakıyor, zamanı geri alarak insanlık için kötü olabilecek olayların ortaya çıkmasını önlemeye çalışıyor. ‘Zaman evirtme’ ve ‘zaman kıskacı’ adını verdiği iki teori ( teori mi bilmiyorum, varsayım bence ) üzerine kurulu bir öykü anlatıyor. Bir ajanın zamanın lineer akışını tersine çevirebilen silah keşfetmiş kötü ruhlu bir silah tüccarına karşı mücadelesini anlatıyor.
17.Atlantis-(2020)-MUBİ
Yönetmen: Valentyn Vasyanovych
Oyuncular: Andriy Rymaruk, Luidmyla Bileka, Vasyl Antoniak.
İKSV Altın Lale ödülü kazanan, savaş sonrası Ukrayna’nın kişisel travmaları ve toplumsal yoksunlukları üzerinden hazmetmesi zor bir film. Adeta adını aldığı kayıp kıta gibi kaybolmaya yüz tutmuş, distopik, kimliksiz ülkeden bahsediyor genç yönetmen Vasyanovych. Savaş travmalarını atlatamamış eski asker Sergey’le bir yolculuğa çıkıyoruz. Uğradığı duraklarda yıpranmış, depresif, duygusuzlaşmış, şiddetin güncelle harmanlandığı yaşamlarla karşılaşıyoruz. Bunu yaparken seçtiği sabit kamera açıları seyirciyi çok daha fazla yaşamın, acının içine sokuyor. Sonuçta yarattığı atmosferin karamsarlığı ve karakterlerin sıkışmışlığıyla seyirciyi zorlayan özel bir film
18. Diego Maradona-(2019)-TOD
Yönetmen: Asif Kapadia.
Asif Kapadia imzalı Diego Maradona belgeseli, bir yıldızın yükselişini ve düşüşünü anlatıyor. Doksanlı yılların başlarında kokain bağımlılığıyla birlikte gelen düşüşü, çoğumuzun bilmediği bir Maradona anlatıyor. Çoğumuz onu hala, 84 Dünya Kupasında İngiltere’ye elle attığı ve sonrasında orta sahadan kaptığı topla tüm defansı çalımlayarak attığı golle anımsar. Sonrasında gelen şöhret onun laneti oluyor. Napoli gibi başarıya susamış bir kentin takımında oynamak, onun hem şansı hem de şanssızlığı oluyor. Yıldız futbolcunun yaşamını kaybettiği yıl izlediğim bu belgesel onun gerçeğini mükemmel betimliyor.
19. Yankılar/Bergmal Echo
Yönetmen: Runar Ronarsson.
Runar Ronarsson, heyecan verici İzlandalı bir genç yönetmen. İzlanda sineması son yıllardaki atılımıyla gerçekten heyecanlandıran filmler üretiyor. Bu kez birbirinden bağımsız 56 sekans ile ülkesinin yaşamından portreler sunuyor. 56 kare farklı yaşamları, farklı karakterleri bir Noel öncesinden ve gecesinden resmediyor. Yalnızlık, iletişimsizlik, hayal kırıklığı, duygusallık, sınıf farkı her şey var bu kısa sekanslarda.
20. Uzun Kız-Beanpole-(2019)-MUBİ
Yönetmen: Kantemir Belagov.)
Oyuncular: Viktoria Miroschichenko, Vasilisa Perelygina.
2. Dünya Savaşı’nın en kanlı muharebelerinden Leningrad kuşatması sonrası, yıkık bir şehirde, ruhlar ve bedenler yaralıdır. Savaşta nüfusunun yüzde 15’ni kaybetmiş bir toplumun travmasını sanki iki kadının ilişkisi üzerinden anlatıyor genç yönetmen Belagov. Uzun boyu nedeniyle sırık olarak çağrılan İya’nın (Viktoria Miroschichenko) içine kapanıklığı, zaman zaman kontrolsüz tepkilere dönüşmektedir. Masha ise travmasını (Vasilisa Perelygina) olabildiğince dışa dönük yaşamaktadır. Çocuğunun ölümünden sorumlu tuttuğu İya üzerine kurduğu hükümran ilişki ikisi arasında yeni sorunlara gebedir. Dar mekan içinde yeşil ve kırmızı renklerin boyadığı kareler, sıkışmışlık ve yoksunluk duygusunu arttırıyor. Yavaş akışlı, yaşamın acımasızlığını vurgulayan bir film.














