Shopping cart

Subtotal 0,00

View cartCheckout

Dergiler moda, yaşam tarzı, sağlık, politika, iş dünyası, eğlence, spor, bilim gibi geniş bir konu yelpazesini kapsar.

Türk Sineması

Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür

Email :57

Cici-(2022)-NETFLİX

Yönetmen: Berkun Oya.

Oyuncular: Yılmaz Erdoğan Ayça Bingöl, Funda Eryiğit, Okan Yalabık, Şevval Balkan, Olgun Şimşek.

 

“Hafıza unutmakla yükümlüdür” der meşhur öz deyiş… Yönetmen ve senarist Berkun Oya ise tersini düşünüyor. Hafıza hatırlanmalıdır, yüzleşmelidir, bir şekilde gerçeğe ulaşmalıdır diyor… Berkun Oya’nın filmi Cici” bir ailenin yaşamına hafızası üzerinden bakıyor. Hatırlayalım, Oya’nın “Bir Başkadır” dizisinde ne olmuştu? Toplumun farklı kesimlerinden kimlikler yaşamın akışında bir araya gelmişlerdi. Bu kez bir ailenin farklı yaşam koşullarına savrulmuş bireyleri bir araya geliyor.

Mesafeli rejisi ve görsel dünyasıyla dikkat çeken yapım, günümüz Türkiye’si ve onun hafızayla ilişkisine dair pek çok tartışma alanı açmayı başarıyor. Açarken de seyircisini meraklandırıyor, küçük detayların peşine düşürüyor ve geçmişle bugün arasındaki geçişlerle gerilimi finale kadar koruyor.

Bir ailenin 1980’li yıllardan günümüze uzanan öyküsünde İç Anadolu taşrasındaki evleri, bunun çevresinde oluşan hatıralar ve tüm bunları ‘anlatılır kılmak’ üzerinden bakıyor Berkun Oya.  

Büyük ölçüde “Bir Başkadır”da geliştirdiği, içinde bulunduğumuz toplumsal çıkmaza mesafeli duruşunu, çoğunlukla içeriden bakan anlatımı, içeriksel ve biçimsel olarak buraya da belli ölçekte uyarlıyor. Ancak bu kez öyküsü daha sınırlı, bir aile bağlamında kapalı kalıyor.

Hafızayı netleştirmek için de başvurduğu yöntem ise, video kamera kayıtları oluyor. Ailede merhum babanın meraklı olduğu ve Almanya’dan getirttiği son model video kamerayla yaptığı kayıtlar, öykünün adeta çekirdeği. Sonrasında ailenin büyümekte olan çocuklarının eline geçen kamera kayıtlarına devam ediyor, zamanı mühürlüyor.

80’li yıllardaki yaşamıyla tanıştığımız ailede kırsal kesimin değişmeyen baba erkil sistemi hakimdir. Koca baskısı altında ezilen   anne Havva ve babanın nefesini hep hisseden iki erkek ve bir kız çocuğu. Öyküde çözülme yönetmenlik yapan ortanca kardeş Kadir’in (Okan Yalabık) yaşamının orta yıllarında aile evine geri dönerek geçmişi anlatan/anımsatan bir film yapmak istemesiyle gelişiyor. Çekimler uzadıkça sahneler tekrarlandıkça, Kadir geçmişin travmalarıyla daha derinden yüzleşir oluyor. Hele karanlık kamera perdesinin altına girip “oyun” dediği sekans yok mu? Tüm mesaj sanki bu cümlede saklı. Filmi çekmesine çekiyor fakat bir türlü  bitiremiyor, finali bağlayamıyor, Bir şeylerden korkar oluyor, sanki bitirmek istemiyor.

En baştan itibaren izlediğimiz anne baba merkezli hikaye hayatta kalan annenin anımsadıklarıyla, ki annede Nur Sürer’in olağanüstü oyunculuğuyla bugüne geliyor. Artık demans problemleriyle boğuşan, geçmişi küçük detaylar üzerinden anımsamaya çalışan yaşlı bir insandır.

Berkun Oya karakterlerine belirli bir mesafede bakan, taraf tutmayan yargılamayan bir anlatım sunuyor. Karakterlerin derinliğine iniyor fakat duygulanım alanlarına müdahale etmiyor. Onları adeta geniş bir mekanın parçası haline dönüştürüyor.

Seyirci olarak mekan içinde bize de yer açıyor, bizlere de bir şeyler aratıyor, şüphelendiriyor. Biz de karakterlerden birisinin yanında yer almamaya özen gösteriyoruz. Şüpheleniyoruz, hiç birisine yakınlaşamıyoruz.  

Köyden ayrıldıktan sonra anne Havva ve çocukların neler yaptıklarını bize anlatmıyor film. Örneğin Saliha (Ayça Bingöl) şehirde neler yaşadı, çevresinde kimler vardı? Nasıl bir tahsil yaptı? Tahmin edebiliyoruz sadece. Kesin olan bambaşka bir hayata geçmiş olduğu. Annesi Havva’nın yakınında olması, onun demansiyel sürecini yaşaması,  geçmişiyle yegane bağ olarak kalmış. Her şeyin farkındalığını yaşayan Kadir’in karşı kutbu ise kardeşi Yusuf oluyor. Fatih Artman’ın canlandırdığı Yusuf, antipatik olabilecek diğer kardeşlerden farklı davranışları onun diğer kardeşler kadar kendisini geliştirememiş, sınıfsal yükselişi sağlayamamış olmasının mutsuzluğu. Doğduğu topraklara ait ama her an satmaya, geçmişi unutmaya hazır. Satalım evi herkes yoluna baksın kafasında.

Geride tek başına köyde kalmış Cemil ise geçmişi hep yaşayan, unutmayan tek karakter. Köylü kalmış, değişmemiş. Uzun süredir görmediğimiz Olgun Şimşek bir kez daha parlıyor oyunculuğuyla Cemil’de. Torun Naz (Şevval Balkan) ise her şeyi çözümleyen, farkındalık yaşayan uyanık genç kuşak bireyi.

Mekan ve karakter birlikteliği geniş açı çekimlerle müthiş bir anlam bütünlüğü sağlamış. Geriye dönüşlerde ve zaman içindeki sıçramaları çok efektif. Uzatmıyor, gevelemiyor lafı…

Ebeveyn travması, geçmişle ilişkinin yıkıcılığı, üretim sancısı gibi majör konuları karakterle beraber duygulanım için kullanmak yerine belli bir çerçeveye oturtup seyirciyi bunlar üzerine düşünmeye davet ediyor yönetmen Berkun Oya.

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Benzer gönderiler