Shopping cart

Subtotal 0,00

View cartCheckout

Dergiler moda, yaşam tarzı, sağlık, politika, iş dünyası, eğlence, spor, bilim gibi geniş bir konu yelpazesini kapsar.

Biyografi

Hayaller, Napoli ve Kutsal Maradona…

Email :2505

Tanrı’nın Eli-E stata la mano di Dio-(2021)-Netflix
Yönetmen: Paolo Sorrentino
Oyuncular: Tony Servillo, Filipo Scotti, Luisa Ranieri, Teresa Sponangelo.

 Federico Fellini’nin sinema dünyasında bıraktığı derin izlerden yürüyen, onu hafızalarımızda tekrar tekrar canlandıran yeni kuşak yönetmenlerin başında Paolo Sorrentino gelir. Onun gibi Akdeniz kanı taşıyan Sorrentino, son filmi “Tanrı’nın Eli” ile ustasına sağlam bir selam çakıyor. Fellini başyapıtlarından (hangisi değil ki) “Amarcord” ile çocukluk anılarına geri dönmüştü, bu kez Sorrentino kendi anılarına…

Anlattıklarından ne kadarı kendi gerçek yaşamından bilemeyiz, kesin olan, gençliğinin geçtiği apartmanda ve sokaklarda filmini çektiği. Napoli tarihinin en önemli olaylarından olan Diego Maradona’nın kendisine talip onca büyük kulübü ret edip, bu fakir kentin takımını seçmesini arka planda özenle onu adeta kutsayarak işliyor. Napoli’nin uzun bir aradan sonra bu yıl tekrar şampiyon olması bu filmi tekrar gündeme getirdi. Gelmiş geçmiş en büyük futbolcunun, hiçbir büyük başarısı olmayan bir kulübü seçmesinin halkta yarattığı şaşkınlığı ve sevinci, o kadar içten ve yaşanmış anlatıyor ki.. Onu kutsaması, zaten filmine, onun İngiltere’ye eliyle attığı ve maçtan sonra “Tanrı’nın Eli” olarak nitelendirdiği golün adını vermesinden belli değil mi? Bir önceki filmi “Youth-Gençlik” filminde de karakterlerine mekan seçtiği İsviçre’nin dağ kaplıcasında da, Maradona’ya benzeyen bir karaktere yer vermişti. Hatta gerçek Maradona sanılmış ve viral olmuştu. Filme eklediği 8 dakikalık ekte Napoli’de sık gittiği antika dükkanında Maradona heykelciğini kutsal kategorisinde anıyor.

Napoli’nin denizden tepeden görüntüsüyle açılan film daha ilk sekanstan itibaren Fellini’ye selamı çakıyor. Sanki “8 ½” filminin başlangıcı gibidir, kamera sıkışık bir trafik içinde bunalmış insanları gösterir. Bu gerçek zaman bir anda düşsel bir ana ışınlanır. Filmin teyzesi Patrizia otobüs kuyruğunda bekler. Yanında bekleyen ellerinde alış veriş torbalı, tombul kadınların arasında beyaz elbisesi içinde gerçek olamayacak kadar farklıdır. Yine bir rüya olabilecek 1930 model bir Rolls Royce araba durağa yanaşır ve pencereyi açan papyon kravatlı, şık giyimli adam gideceği yere götürmek için teyzeyi davet eder. Kim olduğunu soran teyzeye San Gennaro olduğunu söyler. San Gennaro gerçekte Katolik ve Ortodoks Kilisesinin bir azizidir. Sonrasında yaşananlar da bir rüya gibidir. Gerçek ve metafizik olayları harmanlamayı seven Fellini gibi, Sorrentino’da sever. Bunlar teyzenin kafasında yaşanan hayaller midir? Yoksa Sorrentino’nun hayalleri midir? Bence her ikisi de olabilir

İlk bölümde tipik bir İtalyan ailesinin 80’lerdeki yaşamıyla tanışırız. Toplu yenilen yemekler, eşek şakaları, balkonda küçük TV’lerde, seyyar antenle seyredilen futbol maçları, bolca kahkaha… Teyzenin bakışları çeken aşırı seksi davranışları, yaz yüzmeleri…
16 yaşındaki Filipo’nun büyüme öyküsünde Sorrantino kendi yaşamından çok anıyı iliştirmiş olmalı. Sonuçta film yönetmeni olmayı hayal eden bir genç adamın hikayesini anlatıyor. “Cinema Paradiso”’da böyle bir yaşam öyküsü anlatmıştı, hatırlayın. Fellini, Zeffirelli, Capuano gibi yönetmenler sırayla anılıyor… Arka planda esas kahraman ise hep Maradona kalıyor… Sözlerde, sohbetlerde, duvar resimlerinde, her yerde… Napoli’nin kahramanı, hamisi….

İkinci bölüm tamamen Fabietto’nun (Filippo Scotti) ergenliğinden kurtulma, acısını unutma hikayesine odaklı. Yönetmen olma düşüncesi onu doğduğu topraklardan Roma’ya doğru koparmak zorundadır. “Aylaklar” filminde de Fellini bu sebeple Roma’ya gider. Fabietto ve yönetmen Capuano arasındaki konuşma Sorrantino’nun yönetmenlik konusundaki fikirlerini yansıtır: “anlatacak hikayen yoksa yönetmen olamazsın. Yaratıcılık, sanat, geç bunları hepsi ama hepsi palavradır” der.
Filipo ise sadece gerçeklerden kaçmak için yönetmen olmayı istemektedir. Hayatında 3-4 film seyretmiş olmasına “gerçek berbattır” sözü zihnine kazınmıştır. Capuano gerçekte Napoli doğumlu yönetmendir ve Sorrentino’nun akıl babasıdır, ustasıdır. Sergio Leone’nin son filmi “Bir Zamanlar Amerika’da” eve VHS kaseti olarak girer ve bir türlü seyredilmeden, durur.
Fabio’nun hayattaki ilham perisi teyze Patrizia (Luisa Ranieri) onu yönetmen olması için cesaretlendiren ilk kişi oluyor. Aralarındaki konuşmada açılış sahnesini ve küçük keşiş gerçeğini daha iyi anlıyoruz.

Oyunculuklar başta Sorrentino’nun değişmez oyuncusu Tony Servillo olmak üzere muhteşem. Film Venedik’te Büyük Jüri ödülünü alırken, Fabietto’yu canlandıran Filipo Scotti en iyi genç oyuncu ödülünü almıştı . Sorrentino sinemasının, hikaye ve görsel anlamda da tüm özelliklerini taşıyan ince dokunmuş bu film Netflix’de.

Comments (0)

  • 12 Eylül 2023

    Tnews

    Whether it\'s breaking news, expert opinions, or inspiring athlete profiles, your blog delivers a winning combination of excitement and information that keeps.

  • 12 Eylül 2023

    Tnews

    The way you seamlessly blend statistical insights with compelling storytelling creates an immersive and captivating reading experience. Whether it\'s the latest match updates, behind-the-scenes glimpses.

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Benzer gönderiler