Wes Anderson’un renkli dünyasından yeni bir masal…

  • Home
  • Komedi
  • Wes Anderson’un renkli dünyasından yeni bir masal…
Güncel
  • Liste Öğesi
 
Asteroit Şehir-Asteroid City-2023-
Yönetmen: Wes Anderson.
Oyuncular: Jason Schwartzmann, Scarlett Johansson, Tilda Swinton, Bryan Carston, Edward Norton, Margot Robbie, Tom Hanks, Bill Murray, Adrian Brody, Maya Hawke.

Wes Anderson’un nevi şahsına münhasır evreni “Asteroit Şehir-Asteroid City” filminde bir kez daha karşımıza çıkıyor. Masalsı, renkli, hareketli, bol karakterli, absürt ve plastik bir çizgi film estetiği. Asteroit Şehri izlerken South Park veya benzeri çizgi dizilerden birisini izliyormuş duygusuna kapılıyor insan. Oyuncak dükkanı içinde dolaşan bir üslubun capcanlı öne çıktığı hikaye.

Anderson evrenini şekillendiren mekan estetiğine o kadar önem veriyor ki… Karakterlerden birisine takılıp peşinden gitme imkanımız yok.  Öylesine bir karakter profili de çizmiyor. Sanki burada oyunculara “size oyuncak bir kent kurduk, siz de çıkın şunun, bunun taklidini yapın” denilmiş gibi. Hepsi hayattaki birilerinin taklidini yapıyor. Sıçramalı ve epizodik bir anlatım filmin bütününe hakim.

 

Öykü oldukça karmaşık, iç içe tabi ki çözümlenmesi zor. Siyah beyaz 50’li yılların TV programında sunucu Bryan Craston’un tanıttığı oyun yazarı Conrad Earp (Edward Norton) ile açılıyor perde. Bizlere Eylül 1955’de bir günden, onun ertesi gününden ve bir hafta sonrasını anlatan bir olayın, üç perdelik oyunundan bahseder.

 

Siyah beyazdan renkliye geçeriz ve Nevada çölünün ortasında kurulmuş Asteroit Şehre geliriz. Maket estetiği içinde kurulmuş şehir, cafcaflı renklerin buluştuğu düşsel bir yer. Çölün ortasında kurulan bir uzay kampı kafasında bu şehirde yetenekli, buluşlar yapmış çocuklar ve ebeveynleri gelir. Ne işe yaradığı meçhul “zihni sinir buluşları” devlet adına ödüllendirilecektir. Aniden ortaya çıkan bir uzaylının asteroit topunu çalmasıyla işler karışır. Karantina ilan edilir, kimsenin kampı terk etmesine izin verilmez. Bu arada fotoğrafçı Jason Schwartzman 4 çocuğuyla birlikte gelir. Annelerini kansere yeni kurban vermişlerdir, sözüm ona yaslıdırlar…

 

Komşu barakada kocasını yeni kaybetmiş Scarlett Anderson’un canlandırdığı Midge adlı bir aktris kızıyla birlikte yerleşmiştir. Pencere diyalogları yasla başlayıp farklı mecralara uçar.

Oyuncu kadrosu tam bir şampiyonlar ligi: Margot Robbie, Tom Hanks, Tilda Swinton, Adrien Brody, Bryan Craston, Wilhem Defoe, Scarlett Johansson, Steve Carrell… Hepsi uçuk konuşmalar yapan, vitrin mankenleri gibi… Kısa kısa rollerde gözüküyorlar. Bir karakter derinliği veya duygusal derinleşme yok.

 

Film zaten bunu hedefleyen bir film değil.” Renkli bir oyuncak dünyada ben size bir kafama göre hikaye kolajı sunuyorum, sizde takılın” diyor Wes Anderson.

Yönetmen dokunuşlarını, taklit edilemez üsluplarını takdir ederim. Yönetmen sineması denilince de ilk akla gelen de zaten bu değil midir? Evet Anderson karıştırılmayacak bir üsluba sahip, tartışılmaz. Fakat artık, ondan zihnimizde yer yapacak anlamlı hikayeler anlatmasını da beklemek hakkımız diyorum.

 

Finalde üst üste tekrarlanan “uykuya dalmazsan, uyanamazsın” repliği tam bu durumu özetliyor. “Uykuya dal ve benim rüyalarıma gir.”

 

  

Your email address will not be published. Required fields are marked *