Büyük Seyahat-Grand Tour (2024)-MUBİ
Yönetmen: Miguel Gomes .
Oyuncular: Crista Alfaite (Molly), Gonçalo Waddington (Edward).
2024 Cannes’dan En İyi Yönetmen ödülüyle dönen Miguel Gomes Büyük Yolculuk’ta(Grand Tour, 2024) değişik bir seyahatname sunuyor. Portekizli yönetmen filminde iki ayrı karakteri aracılığıyla Myanmar’dan Çin’e uzanan çok zamanlı ve mekânlı bir yolculuğa çıkıyor. Tayland, Filipinler, Vietnam, Japonya, Çin güzergahlar.
1918’de İngiliz sömürgesi olan Myanmar’ın Rangoon şehrinde başlayan film, Edward isimli İngiliz bir memur ve nişanlısı Molly’nin hikâyesini takip ediyor. 7 yıldır nişanlı olduklarını öğreniyoruz.
Evliliğe hazır olmadığını düşünen Edward nişanlısından kaçarak ülke ülke gezer ve en sonunda Çin’in uzak bir bölgesine sığınır. Molly ise yılmadan, yorulmadan nişanlısının peşine düşerek takip eder. İki nişanlı buluşabilecek midir? Bu filmin temel dürtüsü olsa da anlatım farklı katmanlara bölünüyor. Odak noktası sürekli değişiyor.
İlk bölümde Edward’ın, ikinci bölümde Molly’nin yolculuğunu izliyoruz. Ana iskelet, basit bir melodram olabilecek yapıda olsa bağımsız ülke görüntüleri zaman ve mekan kavramını bozuyor. Sömürgecilik geçmişi şiirsel bir anlatımla dağılıyor.
AYNI GÜZERGAHTA FARKLI KİMLİKLER
İlk 60 dakikalık bölümde Molly ile tanışmak kısmet olmuyor. Molly ile gıyabında tanışıyoruz, Edward cephesinden başlıyoruz seyahatlere çıkmaya. Edward ve Molly ülke ve şehir değiştirdiğinde, seyahat ettikleri ülkenin dilinde bir anlatıcı karakterlerin, o şehirde yaşadıklarını anlatıyor. Bu sırada şehrin güncel halinden belgesel görüntüleri geliyor. Lisan Portekizce fakat gidilen ülkelerin yerel lisanları konuşuluyor. İngilizce asla film dili değil.
Anlatıcıdan “Edward, oturup yemek yedi” cümlesini duyarken, sokakta sıradan bir insanın yemek yediğini görüyoruz. Böylece sadece zaman atlaması değil, aynı zamanda birden fazla karakterin yapısı ortaya çıkıyor. Mekânların, şehirlerin ve ülkelerin farklı zamanları üst üste biniyor.
Aşıkların kavuşup kavuşamayacağını, Molly’nin yakalandığı ölümcül hastalığı yenip yenemeyeceğini, hep ertelenen bir buluşmanın peşindeyiz. Hiçbir şey beklenen gibi olmuyor. Film hikâyenin çok uzaklarında oyalanıp, zamansal ve mekânsal olarak açılım gösteriyor. Bölüm bölüm renkli olsa da büyük çoğunluğu siyah-beyaz olan filmin görsel dokusu, 1918 yılının sessiz filmlerini anımsatıyor. Hatta o yılların filmlerinden kalan çerçeveler ya da geçiş efektleri izleniyor. Bu haliyle film bugünün 4K gözü ve estetiğiyle geçmişi anlatmak yerine, daha bulanık, boşluklarla dolu, farklı karakterler tarafından farklı şekillerde hatırlanan, anlatılan kronolojik olmayan bir tarih anlatısı kuruyor
MELODRAM VE BELGESEL İÇ İÇE
Parçalı yapı, araya giren güncel görüntülerle iyice zamansız-mekânsız bir hal alıyor. Rüyalarında gördüğü kukla tiyatrosu veya oyun parkı görüntüleri renkli karelerle karşımıza geliyor. Hoş tezatlarla dokunmuş görselliğin anlatımı farklı anlamlar ortaya çıkarıyor. Bir belgeselin içinde miyiz yoksa farklı zihinlerin eseri midir ? Tezatlar ve üst üste bindirilen görüntüler anlatımı pekiştiriyor.
Örnekler o kadar çok ki, örneğin Saygon’da balıkçı teknesi içinde seyahat ederken, sokak karmaşasına eşlik eden Viyana Valsi veya yerel lisanda “My Way” söyleyen ve oturup ağlayan adam gibi…
Molly’nin seyahatinin sonundaki trajedi filmin melodram yapısını kuvvetlendiriyor. Şiirsel anlatım filmin eklektik yapısını asla sekteye uğratmıyor.
Sinefillere hitap edecek çok farklı bir film. Orta




Tnews
Whether it\'s breaking news, expert opinions, or inspiring athlete profiles, your blog delivers a winning combination of excitement and information that keeps.